9 Mart 2012 Cuma


Satarsın gözlerinin dikkatini, ellerinin nurunu, bir lokma bile tatmadan 

yoğurursun 

          bütün nimetlerin hamurunu. 
Büyük hürriyetinle çalışırsın el kapısında, ananı ağlatanı 
Karun etmek hürriyetiyle hürsün! 



Sen doğar doğmaz dikilirler tepene, 

işler ömrün boyunca durup dinlenmeden yalan 
                                      değirmenleri, 
büyük hürriyetinle parmağın şakağında düşünürsün vicdan 
hürriyetiyle hürsün!


Rüzgâr, 

yıldızlar 

ve su. 
Bir Afrika rüyasının uykusu 
                           düşmüş dalgalara. 



Işıltılı, kara 

bir yelken gibi ince 
direğinde geminin. 
Geçmekteyiz içinden 
bir sayısız 
bir uçsuz bucaksız yıldızlar âleminin. 

Deniz durgun göl gibi, gitgide genişliyor     
Sular kayalıklarda nurdan izler işliyor,     
Engine sarkan gökler baştan başa yıldızlı..     
Şimdi göğsümde kalbim çarpıyor hızlı hızlı.     

Göklerden bir yıldızın gölgesi düşmüş suya     
Dalmış suyun koynunda bir gecelik uykuya     
Bazan uzunlaşıyor, bazan da kıvranıyor     
Durgun suyun altında bir mum gibi yanıyor     

Erkek kadına dedi ki: 
- Seni seviyorum, 
ama nasıl? 
avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıp 
parmaklarımı kanatarak 
kırasıya, 
çıldırasıya... 
Erkek kadına dedi ki: 
- Seni seviyorum, 
ama nasıl? 

Mürdüm eriği 
                          çiçek açmıştır. 
-- ilkönce zerdali çiçek açar 
                                mürdüm en sonra -- 
Sevgilim, 
çimenin üzerine 
diz üstü oturalım 
karşı-be-karşı. 
Hava lezzetli ve aydınlık 
" fakat iyice ısınmadı daha " 
çağlanın kabuğu 
                yemyeşil tüylüdür 
                                    henüz yumuşacık... 

Bir ölü yatıyor 
      on dokuz yaşında bir delikanlı 
      gündüzleri güneşte 
      geceleri yıldızların altında 
      İstanbul'da, Beyazıt Meydanı'nda. 

Bir ölü yatıyor 
      ders kitabı bir elinde 
      bir elinde başlamadan biten rüyası 
      bin dokuz yüz altmış yılı Nisanında 
      İstanbul'da, Beyazıt Meydanı'nda. 

Annelerin ninnilerinden 
                              spikerin okuduğu habere kadar, 
yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı, 
anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık, 
anlamak gideni ve gelmekte olanı.